Ücretin ödenmeye devamı: temel ilke
Entgeltfortzahlungsgesetz (EFZG, ücretin ödenmeye devamı kanunu) şunu söyler: hastalık nedeniyle çalışamıyorsan, işveren maaşını 6 haftaya (42 takvim gününe) kadar tam olarak ödemeye devam eder.
Şartlar:
- İşyerinde en az 4 haftadır çalışıyor olman.
- Hastalığın kendi kusurunla ortaya çıkmamış olması (ağır ihmal içermeyen bir boş zaman kazası kendi kusurun sayılmaz).
- Gerekli olduğu her durumda doktor raporunun (AU) bulunması.
Tam maaş şu demektir: normalde kazanacağın her şey, o dönemde çalışacağın vardiyaların düzenli ek ödemeleri ve vardiya zamları dahil.
Hastalık raporu: ne zaman ve nasıl?
§ 5 Abs. 1 Satz 2 EFZG açıktır: doktor raporunu (AU) ancak çalışamama süren üç takvim gününden uzun sürdüğünde sunman gerekir. Rapor en geç bunu izleyen iş günü teslim edilmelidir. Takvim günü şu demektir: hafta sonları ve resmi tatiller de sayılır.
Örnek: cuma günü hastalandın. Üç takvim günü cuma, cumartesi ve pazardır. Pazartesiden (4. takvim gününden) itibaren AU gerekir, en geç normalde işe döneceğin iş günü.
Ama: § 5 Abs. 1 Satz 3 EFZG uyarınca işveren AU’yu daha erken, hatta hastalığın ilk gününden itibaren isteyebilir; bunun için özel bir gerekçe göstermesi gerekmez (BAG 14.11.2012, 5 AZR 886/11). Bu, iş sözleşmene yazılabilir veya duruma göre talep edilebilir. Sözleşmeni kontrol et.
2023’ten beri AU elektroniktir: doktorun raporu doğrudan sağlık sigortana iletir. İşverene karşı senin için değişen bir şey yok: hastalığını bildirirsin, gerisi dijital olarak işler.
- 1.Vardiyan başlamadan önce işverene hasta olduğunu bildir (telefon, sadece WhatsApp değil).
- 2.Doktora git ve AU’yu düzenlet.
- 3.Raporun kapsadığı süreden daha uzun hasta kalırsan: zamanında yeni bir AU al ve durumu tekrar bildir.
Hastalığın 3. takvim günü dahil olmak üzere rapor gerekmez; teslim en geç bunu izleyen iş günü. İşveren AU’yu daha erken isteyebilir, ama ücretin ödenmeye devamı hakkın her durumda hastalığın ilk gününden itibaren geçerlidir.
İşverenin neye hakkı var? Ve neye yok?
İşveren şunları yapabilir:
- Ne zaman işe dönmeyi beklediğini sorabilir.
- Erken rapor isteyebilir (sözleşmeyle veya işyeri uygulamasıyla düzenlenmişse).
- Çalışamadığın konusunda şüphe varsa, sağlık sigortan üzerinden Tıbbi Servisi (Medizinischer Dienst, MD) devreye sokabilir. Bu nadirdir ve sıkı şartlara bağlıdır (§ 275 SGB V).
İşveren şunları yapamaz:
- Hangi hastalığa yakalandığını soramaz (teşhisin korunmaktadır).
- Seni işe çağıramaz veya yine de gelmen için baskı yapamaz.
- Sırf hasta olduğun için seni işten çıkaramaz; en azından sıkı yasal şartları karşılamadan yapamaz (Almanca işten çıkarmaya karşı koruma yazısına bak: Kündigungsschutz).
- Usulüne uygun düzenlenmiş raporunu görmezden gelemez veya kabul etmeyi reddedemez.
İşveren neyin olduğunu soramaz. Sadece çalışabilir olup olmadığını sorabilir. Bu, işe dönüş görüşmeleri için de geçerlidir.
6 haftadan sonra: Krankengeld (hastalık parası)
Çalışamama süren 6 haftadan uzun sürerse, yasal sağlık sigortası devreye girer. Krankengeld şu kadardır:
- Brüt maaşının %70’i, ama en fazla
- net maaşının %90’ı
Krankengeld, aynı hastalık için 3 yıl içinde en fazla 78 hafta ödenir. Yeni bir hastalık yeni bir süre başlatır.
Önemli: ücretin ödenmeye devamının bitişiyle Krankengeld’in başlangıcı arasında boşluk olmamalı. Raporlarının kesintisiz birbirine bağlandığından emin ol, 42. günden sonrası dahil.
Yılda 6 haftadan fazla hasta: BEM hakkın
12 ay içinde, kesintisiz veya birkaç dönem halinde, 6 haftadan uzun süre çalışamadıysan, işveren sana bir Betriebliches Eingliederungsmanagement (BEM, işyerine yeniden uyum süreci) önermek zorundadır, § 167 Abs. 2 SGB IX. Amacı: çalışamama durumunun nasıl aşılacağını ve gelecekte nasıl önleneceğini birlikte netleştirmek.
Önemli: BEM’e katılmak gönüllüdür. Ama Federal İş Mahkemesi içtihadına göre, usulüne uygun önerilmiş bir BEM, hastalık nedeniyle bir işten çıkarmanın orantılı sayılabilmesinin ön şartıdır. BEM önermeyen bir işveren, sonraki bir işten çıkarmanın altını kendisi oyar. Yanında güvendiğin bir kişiyi getirme hakkın var (Betriebsrat, yani işyeri temsilciliği, veya MAV, sendika, ağır engelli çalışan temsilcisi).
Sık sık kısa hastalıklar: işveren ne yapabilir?
Sık sık kısa süreli hastalanıyorsan, “devamsızlık oranın” hakkında konuşmalarla karşılaşabilirsin. Hukuken neye izin var?
- Sık kısa hastalıklar, yüksek engeller altında, kişiye bağlı nedenlerle işten çıkarmayı haklı kılabilir. Ama işveren olumsuz bir sağlık öngörüsünü kanıtlamak ve devamsızlıkların işletmeye ciddi bir yük getirdiğini göstermek zorundadır.
- Ondan önce: işverenler düzenli olarak sözde işe dönüş görüşmeleri (Krankenrückkehrgespräche) yapar. Bunlar kendiliğinden hukuka aykırı değildir, ama hiçbir zaman teşhis açıklamak zorunda değilsin.
- Hastalığın işten çıkarma için bahane olarak kullanıldığından şüpheleniyorsan: Betriebsrat’ı (işyeri temsilciliğini) devreye sok, sendikanı bilgilendir.
İş seni hasta ettiyse: meslek hastalığı ve tükenmişlik
Bakım çalışanları ortalamadan daha sık hastalanır: bel ve sırt, ruhsal hastalıklar, tükenmişlik. Hastalık işle nedensel olarak bağlantılıysa ek haklar doğabilir:
- Meslek hastalığı: yasal kaza sigortasına (sağlık meslekleri için BGW) bildirilmelidir. Normal hastalıktan daha iyi edimler sağlar.
- İş kazası: bakım durumlarının yol açtığı ruhsal travmalar da iş kazası sayılabilir.
- Gefährdungsanzeige (tehlike bildirimi): çalışma koşullarının insanları hasta ettiğini biliyorsan, iş o noktaya gelmeden belgele.